Hürriyet Anneler Günü Eki 9 Mayıs 2014 – DÜZELTME

May 9, 2014 by

Bugün Hürriyet gazetesinde çıkan haberimize sevineceğim yerde sinirden ağlamak üzereyim. Gece 3’e kadar yazmış olduğum röportajın orjinalini, gazetede yayınlanan haber beni yanlış yansıttığı ve oldukça rahatsız ettiği için paylaşma gereği duydum. 9 Mayıs 2014  Hürriyet Gazetesi Anneler Günü Eki’nde cevap vermiş olduğum gerçek röportaj cevaplarını aşağıda bulabilirsiniz. 

hurriyet-kokoshanneIMG_1391
Öncelikli olarak kendinizi tanıtır mısınız? İşiniz, yaşınız, çocuğunuzun ismi-yaşı-cinsiyeti, evliyseniz eşinizin adı ve mesleği?

29 yaşındayım. 3 blogum (KokoshGirl.com, KokoshAnne.com ve GulsereninMutfagi.com), Insula Creative adında bir dijital ajansım ebeveyn ve çocuk etkinliklerinin bulunduğu e-ticaret sitemiz PlaydateTurkey.comve 2 yaşında bir kızım var. Birazdan adından sık sık bahsedeceğim Erol Bicioğlu nam-ı değer ruh eşimin de yazılım firması var. Aynı ofiste çalışıyoruz ve tüm bu girişimlerin gizli kahramanı o aslında.

Sizce siz nasıl bir annesiniz? Annelik size ne ifade ediyor?

Çok rahat bir anneyim. Öyle katı kurallarım olmadı hiç. Çok şükür kızım da bizim hayatımıza adapte olmakta zorlanmadı.

Annelik neler ifade etmiyor ki… Annelik onu gözünden sakınmakmış, yerlere göklere sığdıramamakmış, onun gözlerine her baktığında sevdiğin adama şükretmekmiş.

Anne olmak hayatınızı değiştirdi mi?

Hayatım aynı tempoyla devam ediyor. Doğum yaptıktan sonra kısa sürede, büyük bir azimle toparlandım diyebilirim. Onun için lohusalık dönemini bile hiç farkında olmadan geçirdim.

Çocuğunuzun bakımında ne kadar sorumluluk üstleniyorsunuz, sorumluluğu kimlerle paylaşıyorsunuz? Ne kadar yardımcı oluyorlar?

Benim en büyük yardımcım eşim. Sayesinde uykusuzluk çeken bir anne olmadım pek. İlk sene ben gündüz çok yoruluyorum diye her gece emzirmem için Alin’i yanıma getirirdi. Kızımız doğmadan önce “benden ne istersen iste ama bir tek alt değiştirmemi isteme” diyen bir baba olmasına rağmen bugüne kadar kesin benden çok bez değiştirmiştir. Annem, babam ve kayınvalidem ise evimizin baş taçları. Onlar yakınımızda olduğu için çok şanslıyız.

İş hayatınızla, evin temizlik-yemek gibi sorumluluklarıyla çocuk bakımını beraber nasıl yürütüyorsunuz?

Blog dünyasına ilk olarak yemek tarifleriyle girmeme rağmen maalesef yemek yapmaya çok vakit bulamıyorum. Alin’imiz doğduğundan beri Gülizar ablamız var. Evde herşey ondan soruluyor.

Çocuğunuzun geleceğini nasıl tahayyül ediyorsunuz?

Eşim hep “bu çocuğun dışı ben, içi sen” diyor. Dış görünüşüne baktığınızda Erol’un kopyası ama bütün huyları, tavrı, hareketleri ben. Onun için beni görüyorum onun geleceğinde. Özgürlüğüne düşkün, sosyal, ne istediğini bilen, güçlü bir kadın…

Çocuğunuzun eğitimine ve mesleğine dair hayalleriniz var mı?

Bu konuda hiç hayalim ve beklentim yok. En önemlisi onun mutluluğu! Annem ve babam beni okul, ders, meslek konusunda hiç zorlamadı. İstediğim, sevdiğim mesleği yapmam için her zaman arkamda oldular, beni desteklediler. Şuan en büyük hayalim onlar gibi bir ebeveyn olmak.

Çocuğunuzun nasıl bir insan olmasını dilerdiniz?

Daha birkaç aylık hamileyken çocuğum sosyal olsun, insan canlısı ve güleryüzlü olsun, hayır demeyi bilsin diyordum. Şimdiden karakteri kendini göstermeye başladı bile. Dışarı yemeğe gittiğimizde bir bakıyoruz arkamızdaki 3 masayla sohbet ediyor. Ama istemediği şeyi mümkün değil yaptıramıyorsunuz. O son lokmayı vermek için takla atıyorum neredeyse ama yemiyor yemiyor :)

Çocuğunuzu disiplini ve gösterdiğiniz şefkat ve sevgi arasında nasıl bir uyum sağlıyorsunuz?

Eşim de ben de çok katı bir disiplinle yetiştirmek istemiyoruz kızımızı. Ona herşeyi sevgimizi göstererek, sesimizi yükseltmeyerek anlatmaya çalışıyoruz. Çünkü sert disiplinin sınırını aştığınızda daha çok hırçınlaşıyor çocuklar. Şımarık bir çocuk olmasını asla istemiyoruz ama daha yumuşak bir dille nedenini niçinini anlatarak büyütüyoruz onu.

Günümüzün modern zamanlarında ve şehirlerinde çocuk yetişmek zor mu yoksa kolay mı?

Çok zor. Eğer milyon dolarlar vermiyorsanız çocuğunuzun bahçelerde büyüyeceği, ağaçlara tırmanıp erik toplayacağı bir ortamda yetiştiremiyorsunuz. Bizim çocukluğumuzdaki gibi öyle mahalle arkadaşları da yok artık. O yüzden hergün parka götürüyoruz Alin’i. O bir günü dışarı çıkmadan geçirirse bana dert oluyor. İşten apar topar eve gelip, saat kaç olursa olsun hava alsın diye dışarı çıkarıyorum.

Nasıl karar verdiniz blog yazmaya?

4 sene önce Amerika’da eşime yemek yapmak için hergün annemi arayıp yemek tarifi alıyordum. Hayatımda hiç yemek yapmamış biri olarak tariflerden yaptığım yemeklere Erol inanamıyordu. Bu tarifler birikirken eşim beni bir yemek blogu açmam için teşvik etti. Sonrasında blogun yurtdışında yaşayan ve yeni evlenen insanlardan oluşan harika bir takipçi kitlesi oldu.

Türkiye’ye geldikten sonra moda ve güzellik blogu olan hayalimdeki blogu açtım. KokoshGirl.com’da o kadar severek yazıyordum ki hamileliğimin 6-7. ayında KokoshAnne.com’u kurdum.

Kimler takip ediyor blogunuzu?

Takipçilerimin %90’ı bebek bekleyen ve çocuklu annelerden oluşuyor. Geri kalan %10’u ise sadece Alin’i çok sevdiklerinden takip ediyor. 

Kaç takipçiniz var?

Kokosh Anne’nin sosyal medyada 10.000’i, Kokosh Girl’ün ise 30.000’i aşkın takipçisi bulunuyor.

Blogunuza dair nasıl geri dönüşler alıyorsunuz okuyucu kitlenizden?

Ben blogumda öyle basın bültenlerine, copy paste haberlere yer vermekten pek hoşlanmıyorum. O yüzden deneyimlediğim ürünler, blogda yer verdiğim yazılardan oldukça güzel geri dönüş alıyorum. Hepsinin farklı bir hikayesi var.

Neler hakkında yazıyorsunuz?

KokoshAnne.com Anne olduktan sonra bakımından asla ödün vermeyen bir annenin yorumlarından ve önerilerinden oluşuyor. Bir annenin çocuğu olduktan sonra kendine ayırabildiği zaman oldukça azalıyor. Bu sürede pratik ve küçük tüyolara hepimizin ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Mesela en son 2 ay süresince deneyimlediğim evde lazer deneyim günlüğüne Türkiye’nin her yerinden birçok soru geldi. Yazın yaklaşmasıyla birlikte bloguma konusunda uzman bir plastik cerrahı konuk ettim ve anneler sosyal medya üzerinden kendisi ile online sohbet ettiler. Aslında blog tam bir gönül işi. Ne kadar severseniz o kadar üretiyorsunuz, ürettikçe mutlu oluyorsunuz.

Anne adaylarına ve hali hazırda anne olanlara tavsiyeleriniz neler?

Kendilerini mutlu eden şeylerden ödün vermesinler. Biz kendimize zaman ayırıp, rahatladıkça o enerji çocuklarımıza da yansıyor.

20-Mutlu ve iyi bir anne olmaya dair püf noktalar var mı, neler önerirsiniz?

Mutlu ve iyi bir anne olmanın sırrının iyi bir eş olduğunu düşünüyorum. Tek püf nokta hayatımızın doğru insanını bulmakta saklı!

Sizin anneniz sizin için nasıl bir anneydi? Çocuk sahibi olduktan sonra ona bakış açınız değişti mi?

Benim annem, anneden öte bir dosttu her zaman. Hala da öyle… Annemin sayesinde hiç yalan söylemeye gerek duymadım, kimse tarafından ezilmedim çocuğum diye. Disiplinli, şımartılmadan, özgüvenim yüksek olarak yetiştirildim. Annem benim idolüm şuan. Onun gibi bir anne olabilirsem ne mutlu bana.

Sadece annelere değil eminim babalara da tavsiyeleriniz de vardır, nelerdir bunlar?

Eskiden babalar çocuklarla sanki biraz daha mesafeliymiş. Günümüz babaları daha ilgili. Çocuk bakmak anne işidir diye düşünmüyorlar. Eve geldiklerinde 5 çeşit yemek beklemiyorlar. Çevremde çocuğuyla iyi iletişimi olan, kaliteli zaman geçiren, bakımına yardımcı olan babaları görmek çok güzel.

Anneler gününde nasıl bir hediye almak isterdiniz? Anneler gününüzü nasıl kutlamak isterdiniz?

İlk anneler günüm Alin’i kucağımıza aldığımız haftanın ilk Pazar günüydü. Hediyem kucağımdaydı, eşim bana bundan daha güzel bir hediye veremezdi. Güneşli bir Pazar sabahında, kendi annelerimizle birlikte 3 jenerasyon, açık havada, yeşillikler içerisinde bir sabah kahvaltısıyla kutlamak istiyorum.

Size hediyeymiş gibi hissettiren çocuğunuzun bir sözü, sarılması, gülüşü gibi bir şeyler olmuştur elbet. Buna dair anekdotunuzu paylaşır mısınız?

Geçen gün (doğum gününden bir önceki gün) Alin’i akşam uykusuna yatırıyordum. Kucağımda ona masal okudum, sütünü içti ve uyuya kaldı. Elleri kıpırdamıyor, derin derin nefes alıyordu. Kulağına “annen seni çok seviyor” diye fısıldadığımda gözü kapalıyken gülümseyip “bende” dedi. Hala etkisinden çıkamıyorum. Kalbimi ısıttı resmen…

Çocuklu kadınlara gezilecek muhit, kafe, oyun parkı, okunacak kitap, izlenecek film gibi tavsiyeleriniz var mı? Sizi etkileyen ve başkalarına da önermek istedikleriniz?

Bu tip tavsiyelere ulaşmak için çok zaman harcıyordum ben. İhtiyacımdan doğan yeni sitemiz PlaydateTurkey.com’dan çocukla beraber katılabilecekleri atölye, sinema, oyun grupları, kahvaltı-brunch gibi etkinliklere ulaşabilirler.

 

Related Posts

Tags

Share This

%d blogcu bunu beğendi: