Anneler, Çocuklar ve Evham

Eyl 10, 2013 by

Selpak, yeni iletişim kampanyasında ele alınan, annelerin çocuklarının tek başına tuvalette nasıl hijyen sağladığıyla ilgili evhamları üzerine, Prof. Dr Bengi Semerci’nin de katılımıyla dün Feriye Lokantası’nda bir sohbet toplantısı düzenledi. Oldukça yararlı bilgiler edindiğime inandığım toplantının en önemli notları yazının devamında!

selpak_

Prof. Dr Bengi Semerci

Bebekler doğdukları ilk 2 ay boyunca hiçbir duygu ya da korku taşımazlar; ayrılık kaygısı, korku, endişe gibi duyguları 6 aydan sonra taşımaya başlarlar. Peki nasıl? Bu duygular çocuk doğduğu andan itibaren onla ilgilenen kişi her kim ise, ki bu kişi çoğunlukla anneler oluyor, tüm bu duyguları çocuğa ileten kişidir. 6. aydan sonra ayrılık kaygısı yaşıyan çocukların bu duygusunu yine anne çocuğa öğretiyor. Daha öncede söylediğim gibi bu duyguları, ilk bağları kuran her kim ise bebek onun duygularını tıpkı bir ayna gibi yansıtır. Bu nedenle anne yada çocuğa bakan kişinin duyguları çok önemlidir. Siz korkarsanız bebek de korkar.

Eğer bir kadın anneliğe hazırsa ve bebeği planlayarak dünyaya getirmişse bu anneler daha kaygısız annelerdir; daha rahattırlar ve bebeğin dilini daha rahat okuyabilirler. Normal gelişimsel kaygının 3 yaşında sona ermesi gerekiyor. Ama eğer anne kaygılıysa ve bunu çocuğuna da sürekli olarak yansıttıysa bu kaygı çocuğun gelişimi üzerinde ömür boyu devam edecektir. En basitinden bir örnekle “O bensiz bir yere gidemezki” dediğiniz an çocuğunuzun o işi kendi başına yapması kolay olmayacaktır. Çünkü sizdeki evhamı ve endişeyi görüp kendi karakterine oturtmaya çalışacaktır. Tuvalet eğitiminde de durum farklı değil. Kakasını  yapamayan çocuklar için de evhamsız olmak lazım. Kaka var mı yok mu umursamayın. En büyük problem buymuş gibi göstermeyin, kakayı önemsiz hale getirin.

selpak

Çocuğu bir türlü kendisinden ayıramamak Türk annelerinin en büyük hatalarından biri. Tuvalet eğitiminin  gecikmesinin en büyük sebeplerınden biri de budur. Çocukların büyüdüklerini bir türlü anlayamamak ve kendi başlarına hareket etmelerine imkan sağlanmaması çoğu annenin farkında olmadan yaptığı hataların başında geliyor. Türkiye’ de hala 12 yaşına gelen çocukların tuvalet temizliğini bazı anneler yapıyor. Bu durum çocukların gelişimlerini son derece kötü yönde etkiliyor. Bir şeylerı kendi başlarına yapabilmerini sağlamak için onları bazen kendi başlarına bırakmak gerekiyor. Kendilerı yavaş yavaş her şeyi zamanla öğenecektir. İyi öğretir ve iyi anlatırsak yapamayacakları hiçbir şey yok. Kısacası çocukların iyiliği için düşündüğümüz kaygılar onların gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Annelik endişelenmek demektir evet ama asıl olan endişeyi minimuma indirerek bunu çocuklarımıza göstermemektir. Beklentilerle yaptıklarının birbirini tutması gerekiyor dolayısıyla kaygıları çocuklarımıza yanıstmamamız gerekiyor. Sonuç olarak kaygı normaldir ama belli bir düzeyin üzerine çıktığı zaman çocukların gelişimlerini ve başarılarını olumsuz yönde etkileyen en önemli unsuru oluşturur. 3 yaşındaki bir çocuk düğme ilikleyebilir ya da ayakkabı bağlayabilir. Eğer bunları tek başlarına yapmalarına izin vermezsek ileride de bu durum devam edecektir. Bağlı değil bağımlı çocuklar yetiştiriyoruz. Halbuki çocukların bağımlılıkları 3 yaşında sona eriyor. Öncelikle ebeveynler olarak kendi kaygılarımızı yenmemiz gerekiyor. Sonra da sırada sınırlar var. Sınırlarını bilmeyen ebeveynlerden sınırını bilmeyen çocukların olması dolayısıyla disiplinsizlik probleminin ortaya çıkması normaldir.

 

%d blogcu bunu beğendi: