Konuk Anne: Banu Beyaz İdil

Nis 3, 2013 by

Hamilelik, doğum, lohusalık… Bu süreçte hepimizin farklı hikayeleri var. Konuk annemiz Banu 33. haftada karaciğer enzimlerinin yükselmesiyle erken doğuma alınmış. Doğum sürecini ve yaşadıklarınız KokoshAnne.com’da paylaştığı için teşekkür ediyorum.

Banuidil

16 Haziran 2011… Bebeğim 33 haftalıktı. Hamileliğim boyunca mide rahatsızlığımın dışında her şey güzel gidiyordu. O eşsiz mucizenin pıt pıt sürekli beni tekmeleyişi ve onun varlığını hissetmek beni daha da heyecanlandırıyordu. İşte o gün beni çok rahatsız eden kaşıntılarım başladı. Özellikle avuç içlerim ve ayaklarım çok kaşınıyordu. Eşime böyle bir sıkıntımın olduğunu dile getirdim ve hemen internetin başına geçip araştırmaya başladık. Yazılanlar çok ciddiydi ve önemsenmeyecek bir durum değildi. Çok endişelendik. O gece ikimizin de gözüne uyku girmedi. Sürekli bebeğimi düşünmeye başladım.Ya ona zarar verecek bir durum söz konusuysa? Ne yapardım!

 

Ertesi gün eşim hemen doktorumuzu aradı. Çünkü benim aramaya dahi cesaretim yoktu. Şikayetlerimden bahsetti.bir kulağım ahizenin diğer ucundaydı. Acaba bana ne oluyordu, neden kaşınıyordum,ters giden bir şeyler mi vardı?Doktorumun dediklerini hatırlıyorum.”Gelmeniz gerekiyor! Kaşıntıların temelinde karaciğer enzimlerinin yükselişi olabilir ve değerler yüksekse bebeği almamız gerekir. İlk olarak enzimlerin kendiliğinden düşmesini bekleyeceğiz. Eğer düşmezse doğumu gerçekleştireceğiz. Böyle durumlarda anne ve bebek için hayati tehlike söz konusu. Zaman kaybetmeyelim! ” Duyduklarım karşısında donup kaldım. Şimdi nerden çıktı böyle bir şey. Oysa ki her şey yolunda gidiyordu. Dudaklarımdan sadece bir  cümle döküldü, gözyaşlarım akarken: ” Daha çok küçük “

 

Bebeğimin o özenle hazırladığım odasına girdim ve hazır olan doğum çantamı aldım. İnanamıyordum. Şimdi ben doğuma mı gidiyordum?

 

Hastaneye gelir gelmez hemen tahlil vermem istenildi . Sıra beklemeye geldi. Ve tahmin edilen şey gerçek oldu. Karaciğer enzimlerim yükselmişti. Bazı hamileliklerde bu tarz bir rahatsızlık olabilirmiş. Doğum odasına alındım. Bebeğimin kalp atışları sürekli takip edildi. Kalp atışında azalma görüldüğü durumda hemen doğum gerçekleştirilecekti. Endişeliydim. Odamın camından dışarı bakıp,bebeğim için, onun sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi için hep dua ettim. Ümidimi hiç kaybetmedim. Her şey güzel olacak, iyi sonuçlanacak. Onu kollarıma alıp evimizin yolunu tutmak için can atıyordum… Gece saat  11 gibi hemşire hanım yanıma geldi ve 1 saat sonra doğuma alınacağımı söyledi. O an o kadar heyecanlandım ki! Hemen eşimi aradı gözlerim. O da haberi almış koşarak yanıma geldi. O heyecanla eşime sarılıp ağladım. Hem tedirgindin hem de heyecanlıydım. Hazırlıklarım tamamlandı, sedyeye yatırıldım. Sonunda  o küçücük mucizeme kavuşmam için sadece dakikalar vardı. Ameliyathaneye girerken aileme ve eşime el  sallayıp bizim için dua etmelerini istedim. Ve kapı kapandı. Artık yalnızdım. Sadece bana sevgisini hissettiren bebeğim vardı yüreğimde. Başımda tanımadığım hemşire ve anestezi uzmanı  konuşup beni rahatlatmaya çalıştılar ama nafile… Heyecandan titriyordum. Ve anestezi yapıldı, bacaklarım uyuşmaya başladı. Doktorum geldi ve doğum başladı. 15 dk. sonra bebeğim dünyaya  geldi. Doktorum  onu bana ilk gösterdiğinde elleri hiç durmuyordu, çok hareketliydi. O an yaşadığım mutluluk paha biçilemez. Odama çıkartıldıktan sonra heyecanla bebeğimin gelmesini bekledim. Ve ona ilk sarılışım… İlk kucağıma alışım… Küçücüktü. Kilosu 2700. Hep aynı cümleyi tekrarladım: Bu tatlı şey benim  mi ? Saatlerce onu kokladım, hiç kucağımdan bırakmak istemedim. Çok şükür bebeğimi  kucağıma aldım. Mutluydum hem de çok!

 

Konuk anne olmak isterseniz meltem@kokoshanne.com ‘a maillerinizi bekliyorum:)

Related Posts

Tags

Share This

%d blogcu bunu beğendi: